Güzel hikâyeleri var çok konuşan masalcı teyzelerin,
Prensesler, esas oğlanlar, kralın küçük kızı, minik ayaklı külkedisi vs.
Uzun altın rengi saçları, beyaz tenleri.
Kim yazmışsa bu hikâyeleri,
Gerçeğinde, hani sarı değil de
Siyah beğeniyorsam, kalbimdeki kahraman için,
Ve benim kahramanımın beyaz atla arası yoksa
Gülümseyip araba bile yazamıyorum, öyle kralın oğlu da değil,
Hiç olmadı zaten…
Gülümsediğim, yanında rahatça ben olabildiğim.
Çocukluğumu, gençlimi, benliğimi yaşayabildiğim.
Aşk şiirleriyle büyüdüm, çok okudum çok yazdım satırlar aşina,
Bazen kelimeleri katledip, bazen aklımdakini yazdım,
Masalcı teyzelerin anlattıklarına inat.
Kendini beğendirmek için
Boyalı yüzler ve şans gerekliydi en küçük kız olmak için,
Şimdi esmerse tenim suç kimde,
Sarı değil kızıl seviyorsam, yaz kış bi çikolata kahve,
Bi kırmızı olup değişiyorsam…
Tatil sonrası simsiyah oluyorsam…
Ve aşkı hiç masallardaki gibi yaşayamıyorsam…
Ne kadar yalan yazmışlar,
Oysaki kimse ölecek kadar sevmiyor,
Sevemiyor anneden babadan çok sevgiliyi,
Eşler değişiyor, işler, eşyalar değişiyor.
Ve biz masallardaki aşka inat.
Dinliyor, ezberliyor, anlatıyoruz çocuklarımıza.
